SON DAKİKA

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan: Hocalı Katliamını Tüm Kalbimizle Kınıyoruz

Bu haber 25 Şubat 2018 - 21:39 'de eklendi ve 14 views kez görüntülendi.

1519554121_db986d5b_9b57_4b02_8e61_1741c3e54939

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, 26 Şubat 1992 tarihinde gerçekleşen ve 613 Azerbaycan vatandaşının ölümüyle sonuçlanan Hocalı soykırımına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kaan, açıklamasında şunları kaydetti:

26 Şubat 1992’de, 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk olma üzere toplam 613 Azerbaycan vatandaşının hunharca katledildiği Hocalı soykırımının üzerinden 26 yıl geçti. Ermeni askerlerinin kadın ve çocuk fark etmeksizin gece karanlığında yaptığı katliam, 26 Şubat’tın ilk ışıklarıyla birlikte insanlık tarihine kara bir leke olarak yazıldı. Sivillerin toplu şekilde öldürülmesi, insanların derilerinin soyulması, kafalarının kesilmesi, hamile kadınların süngülenmesi ve cesetlerin tanınmaz hale getirilmesi gibi vahşice eylemler ile o dönemde çekilen görüntüler ve katliamdan sağ kurtulanların anlattıkları, tarihe kanlı harflerle yazıldı.

Dönemin Ermenistan Savunma Bakanı, şimdiki Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın İngiliz gazeteci Thomas de Waal’a verdiği bir röportajda, “Hocalı’dan önce Azerbaycanlılar Ermenilerin sivillere dokunmayacağını düşünüyordu. Biz bu algıyı kırdık.” şeklindeki sözleri, Ermeni yönetimin katliamı bilinçli şekilde gerçekleştirdiğinin itirafıydı.

Azerbaycan, Hocalı’da yaşananları, 1949 Cenevre Sözleşmeleri, Birleşmiş Milletlerin (BM) Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Sivil ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşmesi ve Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi çok sayıda sözleşmenin ihlali olarak görüyor ve uluslararası kamuoyundan suçluların cezalandırılması talep ediyor.

MÜSİAD olarak bizler de Azerbaycanlı kardeşlerimizin bu haklı mücadelesinde yanlarında olduğumuzu bir kez daha ikrar ediyor ve katliamı yapan zalimlerin bir an önce hukuk karşısında hesap vermesini talep ediyoruz.

Aynı şekilde geçmişte olduğu gibi günümüzde de kendi çıkarları uğruna masum insanların haklarını hiçe sayan ve mazlum halklar üzerinde katliam gerçekleştiren zalim devletleri de insanlığa, insanlık onurunun gerektirdiği davranışa davet ediyoruz.

1519554121_db986d5b_9b57_4b02_8e61_1741c3e54939

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, 26 Şubat 1992 tarihinde gerçekleşen ve 613 Azerbaycan vatandaşının ölümüyle sonuçlanan Hocalı soykırımına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kaan, açıklamasında şunları kaydetti:

26 Şubat 1992’de, 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk olma üzere toplam 613 Azerbaycan vatandaşının hunharca katledildiği Hocalı soykırımının üzerinden 26 yıl geçti. Ermeni askerlerinin kadın ve çocuk fark etmeksizin gece karanlığında yaptığı katliam, 26 Şubat’tın ilk ışıklarıyla birlikte insanlık tarihine kara bir leke olarak yazıldı. Sivillerin toplu şekilde öldürülmesi, insanların derilerinin soyulması, kafalarının kesilmesi, hamile kadınların süngülenmesi ve cesetlerin tanınmaz hale getirilmesi gibi vahşice eylemler ile o dönemde çekilen görüntüler ve katliamdan sağ kurtulanların anlattıkları, tarihe kanlı harflerle yazıldı.

Dönemin Ermenistan Savunma Bakanı, şimdiki Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın İngiliz gazeteci Thomas de Waal’a verdiği bir röportajda, “Hocalı’dan önce Azerbaycanlılar Ermenilerin sivillere dokunmayacağını düşünüyordu. Biz bu algıyı kırdık.” şeklindeki sözleri, Ermeni yönetimin katliamı bilinçli şekilde gerçekleştirdiğinin itirafıydı.

Azerbaycan, Hocalı’da yaşananları, 1949 Cenevre Sözleşmeleri, Birleşmiş Milletlerin (BM) Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Sivil ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşmesi ve Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi çok sayıda sözleşmenin ihlali olarak görüyor ve uluslararası kamuoyundan suçluların cezalandırılması talep ediyor.

MÜSİAD olarak bizler de Azerbaycanlı kardeşlerimizin bu haklı mücadelesinde yanlarında olduğumuzu bir kez daha ikrar ediyor ve katliamı yapan zalimlerin bir an önce hukuk karşısında hesap vermesini talep ediyoruz.

Aynı şekilde geçmişte olduğu gibi günümüzde de kendi çıkarları uğruna masum insanların haklarını hiçe sayan ve mazlum halklar üzerinde katliam gerçekleştiren zalim devletleri de insanlığa, insanlık onurunun gerektirdiği davranışa davet ediyoruz.