SON DAKİKA
Mercedes-Benz Türk, 2020 yılında en fazla ihracat yapan ilk 10 şirket arasında yer aldı • Mercedes-Benz Türk, pandemi gölgesinde geçen 2020 yılında otobüs, kamyon, AR-GE ve diğer alanlardaki hizmet ihracatı ile 2020 yılında en fazla ihracat yapan ilk 10 şirket arasında yer aldı. • Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin takdim ettiği ödülü Mercedes-Benz Türk adına Mercedes-Benz Türk Finans ve Kontrolden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi (CFO) Tülin Mede Esmer teslim aldı. Türkiye’de 2020 yılında en fazla ihracat yapan ilk 10 şirket arasında yer alan Mercedes-Benz Türk, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin düzenlediği 28. Olağan Genel Kurulu ve “2020 İhracat Şampiyonları Ödül Töreni”nde ödülüne kavuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takdim edilen ödülü Mercedes-Benz Türk adına Mercedes-Benz Türk Finans ve Kontrolden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi (CFO) Tülin Mede Esmer teslim aldı. Mercedes-Benz Türk, 2020 yılında 1.1 milyar doların üstünde ihracat gelirine ulaşarak Türkiye ekonomisine katkısını aralıksız sürdürmeye devam ediyor. Marka, pandemi gölgesinde geçen 2020 yılında otobüs, kamyon, AR-GE ve diğer alanlardaki hizmet ihracatı ile 2020 yılında en fazla ihracat yapan ilk 10 şirket arasında yer aldı. 2020 yılında Türkiye’den ihraç edilen her 2 otobüsten 1’i ve ihraç edilen her 10 kamyondan 8’i Mercedes-Benz Türk imzasını taşıyor. Ödül törenine katılan Mercedes-Benz Türk Finans ve Kontrolden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi (CFO) Tülin Mede Esmer konu hakkında şunları belirtti: “Mart 2020 itibarıyla ülkemizde etkilerini hissettiğimiz Covid-19 pandemisine rağmen; ‘Ekonominin aşısı üretimdir’ diyerek Aksaray Kamyon Fabrikamız ve Hoşdere Otobüs Fabrikamızda sürdürülebilir üretime odaklandık. 2020 yılında Türkiye’den ihraç edilen her 2 otobüsten 1’inin ve her 10 kamyondan 8’inin üretimine imza atmanın yanı sıra AR-GE ve hizmet ihracatımızla ülkemize 1.1 milyar doların üstünde gelir sağladık. Önceki yıllarda olduğu gibi; 2021 yılında da benzer şekilde ülkemizin ihracatına destek olmak istiyoruz.” Mercedes-Benz Türk geleneksel liderliğini sürdürdü Mercedes-Benz Türk, Türkiye’de 2020 yılında üretilen 7.267 adet otobüsten, 3.611 adedini, yaklaşık yarısını, üretmenin gururunu yaşıyor. Şirket, başta Batı Avrupa ülkelerine olmak üzere üretiminin yaklaşık yüzde 89’unu ihraç etti ve 2020 yılında 3.209 adetlik otobüs ihracatı gerçekleştirerek Türkiye’den ihraç edilen her 2 otobüsten 1’inin Mercedes-Benz Türk imzası taşımasını sağladı. Hayatın devamlılığının sağlanmasında büyük bir önemi olan kamyon ürün grubunda 2020 yılında da liderliğini sürdüren Mercedes-Benz Türk, 6.932 adet kamyon satışına imza attı. Türkiye’deki her 10 kamyondan 6’sını üreten Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası; üretimiyle, istihdamıyla, AR-GE faaliyetleri ve ihracatı ile Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına önemli katkılar sağlıyor. Mercedes-Benz Türk, 2020 yılında Türkiye’den ihraç edilen her 10 kamyondan 8’inin üretimine de imza attı.
reklam

Mercedes-Benz Türk, 2020 yılında en fazla ihracat yapan ilk 10 şirket arasında yer aldı • Mercedes-Benz Türk, pandemi gölgesinde geçen 2020 yılında otobüs, kamyon, AR-GE ve diğer alanlardaki hizmet ihracatı ile 2020 yılında en fazla ihracat yapan ilk 10 şirket arasında yer aldı. • Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin takdim ettiği ödülü Mercedes-Benz Türk adına Mercedes-Benz Türk Finans ve Kontrolden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi (CFO) Tülin Mede Esmer teslim aldı. Türkiye’de 2020 yılında en fazla ihracat yapan ilk 10 şirket arasında yer alan Mercedes-Benz Türk, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin düzenlediği 28. Olağan Genel Kurulu ve “2020 İhracat Şampiyonları Ödül Töreni”nde ödülüne kavuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takdim edilen ödülü Mercedes-Benz Türk adına Mercedes-Benz Türk Finans ve Kontrolden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi (CFO) Tülin Mede Esmer teslim aldı. Mercedes-Benz Türk, 2020 yılında 1.1 milyar doların üstünde ihracat gelirine ulaşarak Türkiye ekonomisine katkısını aralıksız sürdürmeye devam ediyor. Marka, pandemi gölgesinde geçen 2020 yılında otobüs, kamyon, AR-GE ve diğer alanlardaki hizmet ihracatı ile 2020 yılında en fazla ihracat yapan ilk 10 şirket arasında yer aldı. 2020 yılında Türkiye’den ihraç edilen her 2 otobüsten 1’i ve ihraç edilen her 10 kamyondan 8’i Mercedes-Benz Türk imzasını taşıyor. Ödül törenine katılan Mercedes-Benz Türk Finans ve Kontrolden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi (CFO) Tülin Mede Esmer konu hakkında şunları belirtti: “Mart 2020 itibarıyla ülkemizde etkilerini hissettiğimiz Covid-19 pandemisine rağmen; ‘Ekonominin aşısı üretimdir’ diyerek Aksaray Kamyon Fabrikamız ve Hoşdere Otobüs Fabrikamızda sürdürülebilir üretime odaklandık. 2020 yılında Türkiye’den ihraç edilen her 2 otobüsten 1’inin ve her 10 kamyondan 8’inin üretimine imza atmanın yanı sıra AR-GE ve hizmet ihracatımızla ülkemize 1.1 milyar doların üstünde gelir sağladık. Önceki yıllarda olduğu gibi; 2021 yılında da benzer şekilde ülkemizin ihracatına destek olmak istiyoruz.” Mercedes-Benz Türk geleneksel liderliğini sürdürdü Mercedes-Benz Türk, Türkiye’de 2020 yılında üretilen 7.267 adet otobüsten, 3.611 adedini, yaklaşık yarısını, üretmenin gururunu yaşıyor. Şirket, başta Batı Avrupa ülkelerine olmak üzere üretiminin yaklaşık yüzde 89’unu ihraç etti ve 2020 yılında 3.209 adetlik otobüs ihracatı gerçekleştirerek Türkiye’den ihraç edilen her 2 otobüsten 1’inin Mercedes-Benz Türk imzası taşımasını sağladı. Hayatın devamlılığının sağlanmasında büyük bir önemi olan kamyon ürün grubunda 2020 yılında da liderliğini sürdüren Mercedes-Benz Türk, 6.932 adet kamyon satışına imza attı. Türkiye’deki her 10 kamyondan 6’sını üreten Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası; üretimiyle, istihdamıyla, AR-GE faaliyetleri ve ihracatı ile Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına önemli katkılar sağlıyor. Mercedes-Benz Türk, 2020 yılında Türkiye’den ihraç edilen her 10 kamyondan 8’inin üretimine de imza attı.

E- GAZETE

Engelliler Haftası’nda “Herkes Aynı Olsa” Çağrısı

Bu haber 12 Mayıs 2020 - 17:42 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Engelli bireylerin toplumsal yaşamda karşılaştıkları ayrımcılık ve sorunlar hakkında farkındalık oluşturulması amacıyla BM kararıyla kabul edilen 10 – 16 Mayıs Engelliler Haftası’nda; Sabancı Vakfı’nın desteğiyle Tohum Otizm Vakfı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SEÇBİR) tarafından farklılıkların birlikteliğine dikkat çekecek “Herkes Aynı Olsa” çağrısı başlatılıyor.

Eğitimde Engelli Hakları: Okulda Birlikte, Hayatta Birlikte projesi kapsamında 13 Mayıs günü gerçekleşecek “Herkes Aynı Olsa” hareketinde bireyler ve kurumlar, sosyal medya hesaplarından, #HerkesAynıOlsa etiketi ile paylaşımlar yapmaya, farklı olma halinin değerli olduğunu hep birlikte anlamaya davet ediliyor.
Sosyal Medya Kullanıcılarına Çağrı
Engelli bireylerin eğitime ve topluma eşit bir şekilde katılmasını hedefleyen Eğitimde Engelli Hakları: Okulda Birlikte, Hayatta Birlikte projesinde farklı olma halinin engelliliğe özgü olmadığının, her bireyin diğerlerinden ayrılan farklı özelliklerinin bulunduğunun ve bu durumun “farklı olma” halini olağanlaştırdığının altı çiziliyor. Bireylerin farklılıklarının yaşadıkları topluluğa değer kattığını vurgulayan #HerkesAynıOlsa kampanyası ile Sabancı Vakfı, Tohum Otizm Vakfı ve SEÇBİR, engelliliği, farkılılığın bir biçimi olarak anlatmayı hedefliyor.
Kampanya kapsamında 13 Mayıs günü birey ve kurumların sosyal medya hesap avatarlarını #HerkesAynıOlsa logosuyla ve kullanıcıların profillerinde görünen isimlerini de #HerkesAynıOlsa etiketiyle değiştirerek kampanyaya destek olmaları bekleniyor.

Tohum Otizm Vakfı Hakkında
Tohum Otizm Vakfı; 2003 yılında otizmli çocukları erken tanı ve eğitimle topluma kazandırmak, otizmli çocuklar ve ailelerinin eğitim ve sağlık hizmetlerinden eşit şart ve fırsatlarla yararlanabilmeleri sağlamak amacıyla kar amacı olmayan, kamu yararına kurulmuş olan bir eğitim ve sağlık vakfıdır.

Vakıf çalışmalarını bilimsellik, önderlik ve öncülük, paylaşımcılık, kurumlar arası iletişim ve iş birliği, kaynaklarda verimlilik ve etkililik, güvenirlik, şeffaflık ve insana ve çocuğa değer vermek ve en iyi hizmet haklarını gözetmek ilkeleri doğrultusunda hem ulusal hem de uluslararası çapta sürdürmektedir.

SEÇBİR Hakkında
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, akademi ile saha arasında köprü işlevi görmek ve bilgi paylaşımı sağlamak amacıyla 2010 yılında kuruldu. Merkez, eğitimde ayrımcılığın önlenmesi, dolayısıyla tüm öğrenenlerin kendilerini ifade edebildiği ve desteklendiği kapsayıcı bir eğitim ortamının sağlanması için öğretmenlerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar, öğretmen eğitimleri ile materyal geliştirme çalışmalarından oluşuyor. Merkez’in son yıllarda gerçekleştirdiği çalışmalar özellikle engellilik, mültecilik ve toplumsal cinsiyet konularında yoğunlaşıyor. Son olarak Merkez, ders kitapları ve kapsayıcı eğitim üzerine araştırmalar yürütmenin yanı sıra, çeşitli çalışmalar ile farklı deneyimlerin paylaşılması ve yaygınlaştırılması amacıyla seminerler düzenliyor.

Sabancı Vakfı Hakkında
Sabancı Vakfı 46 yıl önce toplumsal gelişmeye katkı sağlamak amacıyla kurulmuştur. Burslar ve ödüllerle başarılı bireyleri destekleyen Vakıf, Fark Yaratanlar Programı ile bireylere ilham vermeyi, Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirdiği Hibe Programı ile de sivil toplumun güçlenmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Vakıf, herkesin haklardan eşit yararlandığı bir toplum vizyonuyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda hayata geçirilen Hibe Programı ile toplumsal sorunlara yönelik çözüm üreten sivil toplum kuruluşlarının projelerine destek verilmektedir. Sabancı Vakfı, 13 yılda 164 projeye destek vermiş ve yüz binlerce kişinin hayatına dokunmuştur.

Eğitimde Engelli Hakları: Okulda Birlikte, Hayatta Birlikte Projesi Hakkında
Engelli çocukların eğitim hakkından yararlanmaları ihtiyacından yola çıkarak Tohum Otizm Vakfı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SEÇBİR) ile ortak olarak Sabancı Vakfı tarafından desteklenen Eğitimde Engelli Hakları: Okulda Birlikte, Hayatta Birlikte projesini hayata geçirmiştir. Proje ile öğretmenlerde, velilerde, idarecilerde ve öğrencilerde engellilik kavramına yönelik algı ve tutumların dönüştürülmesi, engellilik kavramının olağanlaştırılması, farklılıklara saygı kavramının geliştirilmesi ve okullarda kapsayıcı eğitim* ilkelerinin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir.

*Eğitimde “tüm öğrenenlerin içerilmesi” anlamına gelen kapsayıcı eğitim, eğitime erişimin önündeki engellerin belirlenmesini ve bu engellerin sistemi değiştirerek çözüleceği yaklaşımını benimser. Kapsayıcı eğitimde kilit rol öğretmendedir ve öğretmenin yaptığı sınıf içi uyarlamalarla sınıftaki tüm farklı öğrenciler eğitime dahil edilir.

reklam